Yıllardır bizim diye bildiğimiz Baklava'yı, Lokum'u Yunanistan'ın sahiplenip tescillettirmesi olayının benzerini yaşıyoruz şu anda. Bu sezon Avni Aker'de maç sonunda Trabzonspor futbolcuları oynayana kadar Giresunlular'ın dahi bilmediği "kolbastının Giresun'dan çıktığı" iddiası bir anda gündemimizi meşgul etti.
Önce Giresun'da müzikle ilgili bir derneğin başkanı "kolbastı bizimdir" dedi, sonra Giresun Valiliği konuyla ilgili tarihsel bir rapor hazırlattı. Rapora göre ilk olarak 1929'daki çalışmalarda rastlanmış kolbastının Giresun oyunu olduğuna rastlanmış. Bugün de Adnan Şenses "kolbastı Karadeniz değil Roman oyunudur" demiş, ıspat olarak 9/8'lik ritimle oynandığını göstererek.
Herkesin "Trabzon Kolbastısı" dediği 2006'da serseri oyunu olarak lanse edilen şeyi bugün meşhur olunca herkes sahiplenmeye çalışmış. Ne Giresun'un raporda bahsi geçen tarihte Trabzon'un bir kazası olduğunu söyleyeceğim, ne de Adnan Şenses'in bunadığını iddia edeceğim. Gerek yok bunlara, kolbastıyı herkes Trabzon'un diye biliyor ya, bu oyunu Trabzonspor meşhur etti ya, geri kalanlar "Yunan dalavereleri".
Güne Üç Hürel'in Kolbastı yorumu eşliğinde serseri oyununu izleyerek başlayan Sağ Açık yazdı...


Bugün Stabaek takımından transfer ettiğimiz Alan Carlos Gomes da Costa'nın (bundan sonra Alanzinho olarak anılacaktır ) imza görüntüleri internet sitelerine düştüğünde bizim samba hikayemiz kimle ne zaman başlamıştı diye düşündüm. Sahi Trabzonspor formasını giyen ilk Brezilyalı'yı hatırlayanınız var mıdır, kaç yılında gelmişti, hangi sezon oynamıştı?