futbolcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
futbolcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2009 Cuma

Süper Lig Bileti O'nda

Bazı futbolcular vardır, yıldız değildirler, sansasyonel transferler yapmazlar ancak gittikleri takımlara hep faydalı olur, o takımları hedefleri doğrultusunda sırtlarlar.

Geçtiğimiz haftasonu oynanan Manisaspor-Diyarbakırspor maçıyla birlikte iki takım da Turkcell Süper Lig'e yükseldiler. Diyarbakırspor'un sezon başı transfer ettiği Coşkun Süper Lig'e yükselme duygusunu 5. kez yaşamış bir oyuncu. Daha önce, Erzurumspor, Vestel Manisa, Antalyaspor ve son olarak geçen yıl Eskişehirspor'la bu duyguyu yaşayan Coşkun, bu yıl da Diyarbakırspor'u sırtladı.

Sırtları derken, bu sezon attığı gollere bakınca istatiksel olarak pek de sırtladı sayılmaz, çünkü rakip filelere sadece 5 gol gönderebilmiş. Kariyerini incelediğimizde oynadığı maç/gol oranının en düşük olduğu sezon bu sezondur. Ancak bonservissiz geldiği Diyarakırspor'da, yaşanan tüm mali sıkıntılara, devre arasında bir çok oyuncunun ayrılmasına rağmen kaptan olarak gemisini terketmedi, yılların verdiği tecrübesini kullanarak takıma abilik yaptı ve Diyarbakırspor'un tekrar Süper Lig'e çıkmasında pay sahibi oldu.

Aslında herkes O'nu Erzurumspor'u Sadi Tekelioğlu-Muzaffer Bilazer ikilisiyle birlikte lige çıkardığında tanımıştı. İlk kez forma giydiği Süper Lig'de ilk sezonunda 15 gol attı, sonraki sezon yarım devre Erzurum'da 6 gol, yarım devre de Konyaspor'da 9 gol attı. Ardından Denizlispor'a gitti ve orda da 13 gol attı. Sonraki sezon 7 gol attı Denizli'de. Peşinden Samsunspor'a geçti ancak orada sakatlıktan başını kurtaramadı ve dolayısıyla 2002-2003 sezonunu golsüz bitirdi. 2003-2004 sezonuna Denizlispor'da başladı, ilk yarıda 3 az maçta forma giydi ve devre arası Manisaspor'a transfer oldu. 2004-2005'te Manisa formasyla 10 gol atıp Manisa'nın Süper Lig'e yükselmesine katkı sağladı, 2005-2006'da Antalya'da 18 golü buldu ve takımı Süper Lig'e çıkardı, 2006-2007'de yine Antalya'da 9 gol attı ama takımın küme düşmesine engel olamadı. 2007-2008 sezonunun başında Kemal Amca'nın Sergen'le birlikte iki yıldız transferinden biriydi. 20 gol atıp Es-Es'in 12 yıllık Süper Lig hasretine son verdi. Ve bu sezon, biliyorsunuz ki Diyarbakırspor'la aynı duyguyu 5. kez yaşadı.

Coşkun'la ilgili iki ilginç bilgi vereyim. Birincisi futbola askerliği yaptıktan sonra, geç sayılabilecek bir yaşta başladı. İkincisi, Erzurumspor'u Süper Lig'e Sadi Hoca-Muzaffer ikilisiyle çıkardığını söylemiştim. Ardından Muzaffer-Coşkun ikilisi Denizlispor'a geçmiş, Sadi Hoca Trabzonspor'un başına gelmişti. 2001 yılının Kasım ayının başında Trabzonspor Denizlispor'u konuk ederken Muzaffer ilk 11'de, Coşkun da kulübedeydi. İlk 20 dakikada Trazonspor Zafer ve Da Silva'nın golleriyle 2-0 öne geçti. Denizlispor 21. dakikada saatlıktan sebep Bülent Ertuğrul'u dışarı aldı. Peşine 61. dakikada Serdal kırmızı kart görüp Denizlispor'u 10 kişi bıraktı. Hal böyle olunca, herkes maçın alındığını düşündü, Sadi Hoca PAF takımın forveti atmaca Kemal Serdar'ın oğlu Ferdi'yi sahaya sürdü. Ferdi daha sonra baskıdan sebep son vuruşu yapamadığını söylediği iki net pozisyonu harcadı. Son 5 dakikada Sadi Hoca'nın karşısına Erzurumsor'u birlikte Süper Lig'e çıkardığı Muzaffer-Coşkun ikilisi çıktı. 85'te Muzaffer penaltıyla farkı bire indirdi, 90+2'de Muzaffe'in kullandığı kornerd Coşkun kafasının arkasıyla yaptığı garip bir vuruşla durumu eşitledi. İki eski oyuncusunun attığı gollerle maçı kazanamayan Sadi Hoca bu maçın ardından istifa etmişti.

29 Nisan 2009 Çarşamba

Karadenizspor'daki Potansiyeller #2

Pilot takım Karadenizspor'daki potansiyel taşıyan futbolcular incelememizde bu kez sıra bir forvet oyuncusunda, hem de sıradışı bir forvet oyuncusunda. Futbola Trabzonspor alt yapısında başlayan 23 Haziran 1987 doğumlu Emre Kahraman'da...

Her ne kadar bu sezon yeterince ve hakettiği kadar ilk 11 şansı bulamasa da, O'nu izleyenler hemen anlar ki maçta 30 saniye de oynasa, 90 dakika da oynasa aynı istek ve azimle mücadele eder. Taa PAF takımda oynarken dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı Emre. Hatta bir Manisaspor PAF deplasman maçı sonrası, rakip takımın hocasının özellike O'nu sorduğunu, kim bu çocuk dediğini söylemişti maçı izleyen bir arkadaş. PAF takımda tam kendini bulduğu dönemlerde geçirdiği sakatlıklar ve dönemin hocası Ziya Doğan'ın ilgisizliği A Takım'a çıkışını geciktirdi, orada kendini kanıtlamasına engel oldu.

Uzun boyu ve kuvvetli fiziğinin sonucu olarak hava toplarında çok etkilidir. Ancak gol becerisi kafa vuruşlarıyla sınırlı değil. Kafasını kullanması kadar ayaklarına da hakim bir forvettir Emre. Bunun en son örneğini geçen hafta oynadıkları Yozgat maçında ceza sahası dışından attığı golle göstermiş oldu. Bu arada, aynı maçta yaptığı 2 asist, gol atma becerisi kadar, attırma özelliğinin de ne denli iyi olduğunu kanıtlar nitelikte. Yukarıda söylediğim gibi mücadelecidir, karakterinin sahaya yansıması olarak asla pes etmez.

Yeteneklerinin hakettiği kadar forma şansı bulamasa da ne futbola, ne hocalarına küser, görev verildiğinde işini yapar. İstatistiklerde bu sezon için 31 maç 7 gol yazsa da O'nu izleyenler bilir ki yetenekleri TFF 2. Lig'in de, Bank Asya 1. Lig'in de çok üstündedir. İhtiyacı olan sadece fırsat verilmesi, O'na güvenilmesi. Biliyoruz ki o fırsatın verilmesi, adının Trabzon dışında da çokça duyulması çok yakın.

Son olarak Emre Kahraman'ın karakteri de dört dörlüktür, sayılabilecek bütün iyi özellikler vardır O'nda. Sahadayken dövmelerinin kendini güçlü hissettirdiğini söylüyor.

Önümüzdeki yıl Emre Kahraman ismini sıkça duyacaksınız, şimdiden hazırlıklı olun.

24 Nisan 2009 Cuma

Stepanov Galatasaray Yolunda

Fanatik yazdı bugün, stoper sıkıntısı çeken Galatasaray, Porto'da forma şansı bulamayan Milan Stepanov'u alma niyetindeymiş. Lig sonuna yaklaşıldığı için bu tür transfer haberine çok rastlarız bundan sonra diye düşünmüştüm. İçime düşen kurtlara yenilip Milan'a sordum transferi. O da bu durumu doğruladı.

Forma giyebileceği bir takıma gitmek istediğini, Porto'da mutsuz olduğunu, Kasım ayında Trabzonspor'dan bir kaç yetkiliyle görüşüp geri dönme isteğini ilettiğini ancak Trabzonspor yetkililerinin şu anda sana ihtiyaç yok dediğini (ki o dönemde ve halen stoper sıkıntımız yok) söyledi. Şu anda GS ile menejerinin görüşmeleri devam ediyormuş.

Bu transfer olursa, Milan gibi iyi bir futbolcunun kulüp bulmasına sevinir, Galatasaray gibi bir rakibimizin böyle kaliteli bir stoper almasına üzülürüm. Şimdiden hayırlı olsun...