Turkcell Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkcell Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2009 Pazar

Finale 3 Kala


Ligin bitmesine 21 gün kalmışken futbolu, oyun sistemini değerlendirecek değilim. Uzun zamandır benzer cümleleri çok kullandığımın farkındayım ancak bu saatten sonra yapılacak derin değerlendirmelerin de pek bir faydası olmayacağının bilincindeyim. Zaman destek verip inancı sahaya yansıtma zamanı. Tabii ki tüm bunları söylerken "Ferhat'ın sağ bek, Giray yedek otururken Tayfun'un stoper, Alanzinho dururken Serkan'ın sol açık oynamasını" eleştirme hakkımı saklı tutuyorum.

Açıkça görülüyor ki Ersun Hoca döneminde golcülerin çokça muzdarip olduğu şanssızlık hali Ahmet Özen göreve geldikten sonra pek görülmedi, ancak Umut'un beceriksizlik sendromu var gücüyle devam ediyor.


İlk yarıdaki maçta yine Gökhan Umut'a gol attırmıştı. O golden bir kaç dakika sonra benzer pozisyonda Umut topu Gökhan'a verememişti. Bu Cumartesi akşamı Gökhan Umut'a gol attırdığımda ilk yarıdaki maç aklıma geldi. Umut aynı pozisyonda Gökhan'a topu atamazdı dedim, ilahi kudret söylediklerimi 10 numaraya iletmiş olacak ki, Umut "sen öyle san" dercesine Gökhan'a asist yaptı.

Yattara'nın ilk yarının sonlarına doğru müsait pozisyondaki vuruşu auta gitmese, Gineli rahatça gol yapabileceği bu pozisyonu boşa harcamasa ikinci yarı oynanmadan maç bitmiş olacaktı. Kornerlerden gelen iki ortada kaçırılan kafa vuruşlarını pozisyondan saymıyorum.



İkinci yarıda Körfez'in baskısı, bizim oyunu geride kabullenip kontrayla çıkışlarımız vardı, ki Ahmet Hoca maç sonu konuşmasında genel stratejilerinin bu olduğunu söyledi.

Alanzinho oyuna girdiğinde "ben bu takımda olmalıyım" dedirtecek şeyler yaptı. Topu aldığında Kılıçaslan'a ulaşmaya programlanmış gibiydi. Birinde kendi gitti sona kadar, top yerden sekince istediği vuruşu yapamadı. Diğerinde Gökhan'a al sen at dedi, o sıralar "sakatım beni değişin" diyen Gökhan Kılıçaslan'ın üzerine gelmesini bekleyip müsait pozisyonu heba etti. Sonra uzatmalar oynanırken bu sefer olacak dedi, topu alınca ceza sahasının soluna doğru yöneldi, gözucuyla Kılıçaslan'a baktı, topu Körfez filelerine yollayıp biraz evvel Yattara'yı yerden yere vuran Kılıçaslan'a "Sana Bank Asya'da başarılar" dedi.



Maçtan akılda kalanlar, damdaki kedi, Yattara-Colman ikilisinin etkisizliği, golden sonra Ahmet Hoca'nın ünlü hareketinin yapılması, polissiz stadların ne derece ciddi tehlikeler taşıdığı. Şimdi Bursa'yı bekliyoruz, kazanıp rakiplerin puan kaybetmesini ummamız lazım, ki bu hafta İBB'den beklediğim sürprizi haftaya Ankaragücü'nden bekliyorum.

Video için gelgidersin.blogspot.com 'a teşekkürler

8 Mayıs 2009 Cuma

Süper Lig Bileti O'nda

Bazı futbolcular vardır, yıldız değildirler, sansasyonel transferler yapmazlar ancak gittikleri takımlara hep faydalı olur, o takımları hedefleri doğrultusunda sırtlarlar.

Geçtiğimiz haftasonu oynanan Manisaspor-Diyarbakırspor maçıyla birlikte iki takım da Turkcell Süper Lig'e yükseldiler. Diyarbakırspor'un sezon başı transfer ettiği Coşkun Süper Lig'e yükselme duygusunu 5. kez yaşamış bir oyuncu. Daha önce, Erzurumspor, Vestel Manisa, Antalyaspor ve son olarak geçen yıl Eskişehirspor'la bu duyguyu yaşayan Coşkun, bu yıl da Diyarbakırspor'u sırtladı.

Sırtları derken, bu sezon attığı gollere bakınca istatiksel olarak pek de sırtladı sayılmaz, çünkü rakip filelere sadece 5 gol gönderebilmiş. Kariyerini incelediğimizde oynadığı maç/gol oranının en düşük olduğu sezon bu sezondur. Ancak bonservissiz geldiği Diyarakırspor'da, yaşanan tüm mali sıkıntılara, devre arasında bir çok oyuncunun ayrılmasına rağmen kaptan olarak gemisini terketmedi, yılların verdiği tecrübesini kullanarak takıma abilik yaptı ve Diyarbakırspor'un tekrar Süper Lig'e çıkmasında pay sahibi oldu.

Aslında herkes O'nu Erzurumspor'u Sadi Tekelioğlu-Muzaffer Bilazer ikilisiyle birlikte lige çıkardığında tanımıştı. İlk kez forma giydiği Süper Lig'de ilk sezonunda 15 gol attı, sonraki sezon yarım devre Erzurum'da 6 gol, yarım devre de Konyaspor'da 9 gol attı. Ardından Denizlispor'a gitti ve orda da 13 gol attı. Sonraki sezon 7 gol attı Denizli'de. Peşinden Samsunspor'a geçti ancak orada sakatlıktan başını kurtaramadı ve dolayısıyla 2002-2003 sezonunu golsüz bitirdi. 2003-2004 sezonuna Denizlispor'da başladı, ilk yarıda 3 az maçta forma giydi ve devre arası Manisaspor'a transfer oldu. 2004-2005'te Manisa formasyla 10 gol atıp Manisa'nın Süper Lig'e yükselmesine katkı sağladı, 2005-2006'da Antalya'da 18 golü buldu ve takımı Süper Lig'e çıkardı, 2006-2007'de yine Antalya'da 9 gol attı ama takımın küme düşmesine engel olamadı. 2007-2008 sezonunun başında Kemal Amca'nın Sergen'le birlikte iki yıldız transferinden biriydi. 20 gol atıp Es-Es'in 12 yıllık Süper Lig hasretine son verdi. Ve bu sezon, biliyorsunuz ki Diyarbakırspor'la aynı duyguyu 5. kez yaşadı.

Coşkun'la ilgili iki ilginç bilgi vereyim. Birincisi futbola askerliği yaptıktan sonra, geç sayılabilecek bir yaşta başladı. İkincisi, Erzurumspor'u Süper Lig'e Sadi Hoca-Muzaffer ikilisiyle çıkardığını söylemiştim. Ardından Muzaffer-Coşkun ikilisi Denizlispor'a geçmiş, Sadi Hoca Trabzonspor'un başına gelmişti. 2001 yılının Kasım ayının başında Trabzonspor Denizlispor'u konuk ederken Muzaffer ilk 11'de, Coşkun da kulübedeydi. İlk 20 dakikada Trazonspor Zafer ve Da Silva'nın golleriyle 2-0 öne geçti. Denizlispor 21. dakikada saatlıktan sebep Bülent Ertuğrul'u dışarı aldı. Peşine 61. dakikada Serdal kırmızı kart görüp Denizlispor'u 10 kişi bıraktı. Hal böyle olunca, herkes maçın alındığını düşündü, Sadi Hoca PAF takımın forveti atmaca Kemal Serdar'ın oğlu Ferdi'yi sahaya sürdü. Ferdi daha sonra baskıdan sebep son vuruşu yapamadığını söylediği iki net pozisyonu harcadı. Son 5 dakikada Sadi Hoca'nın karşısına Erzurumsor'u birlikte Süper Lig'e çıkardığı Muzaffer-Coşkun ikilisi çıktı. 85'te Muzaffer penaltıyla farkı bire indirdi, 90+2'de Muzaffe'in kullandığı kornerd Coşkun kafasının arkasıyla yaptığı garip bir vuruşla durumu eşitledi. İki eski oyuncusunun attığı gollerle maçı kazanamayan Sadi Hoca bu maçın ardından istifa etmişti.