Gökhan Ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gökhan Ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2009 Salı

Bir Golün Foto-Romanı

15.02.2009 Saat: 19.29

Kendi yarı sahasının solundan topla çıkmaya çalışan Beşiktaş defansı topu Cale'ye hediye ediyor.

Cale, kendinden emin adımlarla topu Beşiktaş ceza sahasına doğru sürüyor ve 2 stoperin arasından geçecek milimetrik pası vermek için topa dokunuyor.


Tabi o esnada Gökhan Ünal boş durmuyor, geri dönmeye çalışırken Cale'nin pası karşısında afallayan Beşiktaş stoperlerinin arkasında topla buluşuyor.

Usta sayılabilecek golcü Gökhan, golle sonuçlandırmamak için yeteneksiz olmayı gerektirecek bu pasta topu, kontrol etme gereği duymadan sol ayağıyla Trabzonspor maçlarında her daim ekstra performans göstermiş olan Rüştü'nün üzerinden, arkasında Trabzonspor taraftarının olduğu kaleye gönderiyor.

Bu golü kutlamak lazım tabi. O zaman ne yapıyoruz, yağmur çamur demeden, o soğuk havada takımı desteklemek için kendisine ayrılmış tribünü fazlasıyla dolduran, maç boyunca destek veren cefakar taraftara gidiyoruz. Gol onlara hediye.

E tabi bir de takım arkadaşlarıyla kutlamak, tebrikleri kabul etmek gerek.

13 Şubat 2009 Cuma

Futbol Nerede Biz Oradayız

Önceki gün Ramsey yazısını yazarken Ülker örneği vermiştim.

Ülker Grubu, Türk sporuna yıllık 38 Milyon Dolar veriyor. Bu para sponsor olmak için verdikleri para. Bir de bu sponsorlukların iletişimi için harcadıkları rakam var ki; düzenlenen kampanyaların, cekilen reklam filmlerinin, hazırlanan ilanların, satın alınan mecraların maliyetler ticari sır olduğundan ancak tahmini olarak sponsorluk için harcadıklarının yaklaşık 3 katı diyebiliriz o rakama.

İşte bu Ülker, Turkcell Süper Lig'in ikinci yarısına, sponsoru olduğu 4 kulübü kullanarak hazırladığı reklam kampanyasıyla merhaba dedi. Gökhan Ünal, Deivid De Souza, Milan Baros ve Rüştü Reçber'in rol aldığı reklam filmlerini "Eğer profesyonel futbolcular, resmi futbol kurallarıyla değil de çocukluk yıllarımızdan hatırladığımız kurallarla futbol oynarsa ne olur?”dan yola çıkarak hazırlamışlar. Hepimizin çocukluğundan tebessümle hatırladığı "Atan alır, abanmak yok teknik vur, gol atan kaleye, 3 korner 1 penaltı" kurallarını kullanmışlar 25 Ocak'ta gösterime giren reklam filmlerinde.

Filmleri TV'ye çıkmadan 1 gün önce gördüğümde, formanın renklerinden midir bilmem, Gökhan Ünal'ın oynadığı filmi daha çok sevmiştim. Çocuklar daha samimi, daha doğal gelmişti gözüme. Buyrun, Ülker'in dediği gibi; "Futbol nerede biz oradayız".

Ya da şöyle düzeltelim, Trabzonspor nerede biz oradayız...


11 Şubat 2009 Çarşamba

Eski Gökhan


Kayseri'de gol kralı olduğu sezon en beğendiğim özelliği şutlarıydı Gökhan'ın. Hele topla hareketli iken, beklenmedik anda, örneklerine genelde Premier Lig'de rastladığımız şutları tabiri caizse mest ederdi beni. Geçen yıl yaşadığı sakatlık ve Tolunay Hocayla olan sorunları yüzünden önceki yılki performansını sergileyememişti.

Bizde de sezonun ilk yarısında ligde attığı 7 gole rağmen, verilen 6 Milyon 250 Bin Euro bonservis sebebiyle fayda/maliyet analizi severler tarafından performansı beğenilmiyordu.

Fenerbahçe maçı öncesi devre arasının ona çok iyi yaradığını, idmanlarda, hazırlık maçlarında, her yerde yüzünün güldüğünü, performansının artacağını öngörmüştüm. Fenerbahçe maçında benim beklediğim çıkışı skor olarak yapamasa da önce Ankaraspor maçında akıl ve yetenek dolu bir gol attı, ardından bu akşam Fildişi Sahili kalesine füze yolladı.


Bizim ex, Fildişi Sahili'nin hali hazırdaki hocası General Vaha da basın toplantısında Gökhan için ayrı paragraf açıp takımında en çok onu görmek istediğini söylemişti.

Benim izlemekten zevk aldığım Gökhan, ondan beklediğim tarzda gollerine verdiği arayı bitirdi. Kalan 15 lig maçında bu golleri daha çok izleyeceğimizi düşünüyorum.

Ha bitirmeden, şu muhteşem golü atan oyuncunun maçtan tek bir kare fotoğrafını başta federasyonun internet sitesi olmak üzere hiç bir internet sitesinde görememek de çok manidar. 5 kare Servet, 2 kare Caner Erkin, 1 kare Arda, bunlar kafi.

21 Ocak 2009 Çarşamba

Bence Devam


Pazar gecesi Kadıköy’de Trabzonspor bu sezonun en kritik doksan dakikasına çıkacak belki de. Zirve ortağı takımımız, Göksu ve Papy dışında devre arası katkısı yapmadan son 10 yıldır deplasmanda yenemediği (Cem Papila ve Metin Tokat sağ olsun) Fenerbahçe karşısında tabir-i caizse tamam ya da devam maçına çıkacak. Ersun Hoca üzerinde kurulan “büyük maç kazanamıyor” baskısı, transfer beklentisinin etkisiyle dillendirilen “neden eksik bölgelere takviye yapılmadı” eleştirileri, Trabzonspor aleyhine yapılan hakem hatalarının meşrulaştırılması gibi negatif psikolojik etkenler bizi sıkıntıya sokabilecek noktalar. İlk yarıda tam kapasiteli fayda sağlayamayan başta Gökhan Ünal olmak üzere Yattara, Colman, Selçuk gibi oyuncuların devre arasında motivasyonlarının artması ve alttan yapılan Göksu takviyesi bence yapılmayan transfer ihtiyacını oldukça hafifletecek durumlar. Antalya’daki maçlarda izlediğim, fotoğraflarını gördüğüm Gökhan Ünal ikinci devrenin ismini en çok duyuracak ismi olduğunu Fenerbahçe maçıyla gösterecektir bence. Bazılarının söylediği gibi Kadıköy’de şansımız çok düşük değil, tam tersine içimden bir ses bu “tamam mı devam mı” maçından “devam” sonucuyla ayrılacağımızı söylüyor. Sedat Tunalı’nın söylediği gibi, Arsenal maçından sonra maç kaybetmemiş Fener’in bu istatistiğini bozacağız.